31 Mayıs 2010 Pazartesi

varsın gibi ama yoksun


Cami duvarına işemeler var ruhunda.
Kaçak göçek yaşamlar.
Uzaklardaki gözler var.
Adımların var güneşin alnında.
Terlemelerin var çimlerin kıyısında.
Sen varsın göz bebeklerin de her insanın.
Gelişin var bi.
Her nefeste senden daha bi uzaklaşmak var kalabaklıklar arasında.
Sen varsın kaldırım kenarlarında ki sarı çizgilerde.
Ve her seferinde üstüne basmamak için zorlarken kendimi.
Düşüyorum sert otoyollara.

29 Mayıs 2010 Cumartesi

erövizyona sokim fransa çıkınca göbek attım ne oynak şarkı o öyle.




börgırda dondurmamı yedim geldim koçlar.Güya bugün sınava çalışcaktım.Neyse cağnım bişe olmaz.Bide yarın parti taym.Alçak skate parktayız.oyeaman.Birisi burda yazdığım bişeyleri tiwitlemiş.Bende diyodum bi benim yazdıklarım çalınmıyo.EHEHEHEH gülüyodum böyle.Aha bok oldu benimkileri BİLE çalmışlarsam yuh diyoruz sayın seyirciler.

sıkılınca ben

28 Mayıs 2010 Cuma

cücük



O cücük sakalın uzamış.
Eskisinden daha yakışıklı olmuşsun.
Çok sinirim bozuldu.
Simidi kemirdim.
Parmaklarım topa çarptı.
Ayaklarım kaykayda yürüdü.
Gözlerim uyudu.
Bileklerim ağladı.
Kıçım uyuştu.
Bi kaç resme daldım.
Sonra umursamadım seni.
En çok sen kırdın beni
Ama ben en çok sen kırdığında sevdim seni.






*şimdi şeyi dinliyorum Eels-i need some sleep.
*modadaydık doğumgübüydü onun geçen paza.yeea ma best friend.Browniyi çiğnemiştim.

x: i made a new friend.

y: Real or imaginary?

x: imaginary

27 Mayıs 2010 Perşembe

Keşke bazen ölsem.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Farzet


Nerede kalmıştık?En son ağlayalım beraber demiştim.Ben demiştim de sen duymamıştın.Sonra omzun omzuma yakındı ya.Gözlüklerinden kendimi görüyordum.O yüzden çok hoştu ortam.Şimdi sana doğru koşuyorum.Ama senin yönünü bilmiyorum.Öyle koşuyorum farzet ki sana geliyorum.Kapını tıklıyorum.Ben senin adresini bile bilmiyorum bunların hepsi yalan.
Tırnaklarımı kesmiyorum pençe yapıyorum seni parçalıyorum.
FARZET Kİ bunları sana yapıyorum.
Çocukluğumu anlatıyorum.Beyinsiz bebeklerimi övüyorum.Farzet ki pembe eteğimi çok seviyorum.
Sana dün ne yediğimi anlatıyorum.Farzet ki sonra unutuyorum.
Trampet çalıyoruz camdan aşağı tükürüyoruz sokakta uyuyoruz farzet ki yapıyoruz.
Saçlarımı örüyosun örülmüyo farzet ki.

Farzet ki asi genci oynuyoruz.
Mezarlığa gidiyoruz dua ediyoruz farzet ki bi buket çicek alıp en sevdiğin hocana götürüyoruz.
Farzet ki marketten top kek çalıyoruz meyveli.
Yüzüklerin efendisini izliyoruz farket ki.
Headbang yapıp misket oynuyoruz farzet ki.
Ben maviydim sende morlaşmıştın.


İşte ben bunları senle farzettim.

21 Mayıs 2010 Cuma

güzeller hamuna koyim.


































Gözlerim gözüme küçük görünüyor.
Cetvelin tırtıklı kenarından pek hoşlanmıyorum.
Telefonuma bakıp mesaj geldiğinde seviniyorum.
Oje kalıntıları pek hoş değil.
Çok uyuyorum.
Çok uyanıyorum.
Yağmuru sevmiyorum.
Güneşi de.
Ve insanlar ölmeyi hak etmiyor.
Her neyse ben senin gözlüklerini halâ çok seviyorum.
Ve tabi bozuk gözlerini de.

19 Mayıs 2010 Çarşamba



Ben bugün kaybolarak iki minibüse bindim.Okuluma gittim.Tiyatro provası falan için.
Ben bugün ataşehir de kayboldum.
Ben bugün bi alışveriş merkezine gittim.
Yürüyen merdivenlerdeydim.
Ortada insanlar tango yapıyordu.Çok güzel bi müzik vardı.
Ve ben o kalabalığın arasında onu gördüm.
Ben bugün onu gördüm ama o beni görmedi.
Ellerim titredi ateş çıktı yüzüme.
Gözlerim doldu sadece.
Sonra patates kızartması yedim.
Yürüdüm biraz gözlerim onu aradı ama bulamadı.
Otobüse bindim.
Ağladım.Muavin baktı.Ağladım muavin baktı.Ağladım muavin baktı.
Kadıköye gittim.Duvara yaslandım ağladım insanlar baktı.Ağladım insanlar baktı.
Ağladım.
İnsanlar baktı.
Sonra arkadaşımı çağırdım ağlayalım dedim.
Sarıldım ağladım insanlar baktı.
Ağlayan insanlara bakmayın lütfen.
Bağri gidin bi peçete uzatın.
Sonra sümüklerimi üstüme silmek zorunda kalıyorum.






*geçen yazdan kalma sikimtrak bi resim.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

There is no cloak, but you were like heroes.


Şemsiyem elimden düşüp karşıdan geldiğinde yedi başlı devin gözlerine dikilmişti gözlerin.
Pelerinin falan yoktu ama sen kahraman gibiydin.
Altında taytında yoktu bebekim bu yüzden daha da seksiydin.
Ama ben senin için yeterince fuzuliydim.



aljhdajdkwjdroekrfelmf dsdbnskldjakdkajdkmadklmaldmas

ÇOH ÇILGIN GÜLERİK.

16 Mayıs 2010 Pazar

O bir amele boku.OBİRA meleboku.

Evde tekim 9da geldim kafa biraz uçuktu olsun.
Çok Açtım ve çorba vardı altını açtım ve emesene daldım.
Geldiğimde çorba siyahımsı bi renk almıştı.
Sonra bi baktım okul gömleğim ütülü değildi.
Hani sanki hamarat kızım ya çıkarttım ütü masasını.Aldım gömleğimi aldım ütüyü.
Ütü masasını düşe kalka açtım.
TEMAM ama Kapatamadım.
Her yerinden denedim kapanmadı.
Sonunda gogıla ütü masası nasıl kapatılır?
yazdım oda sölemedi piç.
Şimdi ütü masası açık duruyo öyle odanın ortasında gece birileri gelirde kapatırsa çok iyi olur yoksa sabah kalktığımda kesin tostlarım.
Sonra dedim tostt yapıyım.
İndim alt kata.
Sonra yukarı çıktım
Geldiğimde yasemin mori şarkı söylüyodu salonda.


15 Mayıs 2010 Cumartesi

Hayatını Kurtar


Hayatımız iyi,kötü,mutluluk ve hüzün arasında kıvranırken biz gerekeni yapmaktan vazgeçmiyoruz.İdealler bi yanda,eğitim bir yanda yaşıyoruz.Belki istemediğimiz meslekleri seçiyoruz.Peki bütün bunların amacı ney?Onların bizlere söyledikleri tek bi cümle ''Hayatını Kurtar''.
Emin ol kurtarıcam tamam ileride zenginde olucam.Belki mutlu olamıycam ama zengin olucam.Belki mutlu olamıycam ama zengin olucam.Belki mutlu olamıycam ama zengin olucam.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Aptal-ım


Ben dün yine öldüm.
Aslında her gece ölüyorum.
Kapanıyor gözlerim.
Yamuluyor şaftım.
Bacaklarım üşüyor.
Başım ağrıyor.
Sonra terliyorum.
Sonra kalkıyorum.
Kalktığımda bakıyorum.
Sen oluyorum.
Yürürken uçuyorum.
Yerken kusuyorum.
Sonra anlamdıramıyorum.
Uçuşuyor eteklerim.
Dudaklarım kuruyor.
Bi herif kapımda serenat yapıyor.
Yalnızlığım bir sözle dolmuyor.
Bi tık sana ulaşmaya yetmiyor.
Sen uzaktayken nefesin geliyor.
Yanımdan geçerken kokun gelmiyor.
Ben dişlerine teker teker gülücük çizerken,
Dudakların ağlıyor.
Saçların dahada asileşiyor.
Kollarındaki damarlar daha mavileşiyor.
Ve ben kollarını kesmek istiyorum kolundayken o.



10 Mayıs 2010 Pazartesi

  • barbi bebeklerimin kafalarını koparıp atardamarlarıyla ip atlıycam.Alyuvarlarıyla misket oynucam.Buda benim çocukluğum işte lan.
  • yolda gördüğüm kıza sen bir kıreyzi görl alttantiresin dedim oda bana mal dedi.halbuki o gerçekten bir kıreyzi görl alttantireydi.Yada ben gerçekten bi maldım.

9 Mayıs 2010 Pazar

bildiğin gerizekalıyım.



8 Mayıs 2010 Cumartesi

KAÇAN KOVALANIR çiş.



İki saatte bir kramp girer ayağıma.
Biliyorum neden olduğunu.
Küfrettim diye tanrıya.
Yıa benim niye amerika bayraklı donum yokki.
Bulcam onlardan bi tane.
Çok oturdu içime.
Dün yoğurt kovasını taktım koluma.
Sonra bi Ramones resmi buldum.
Kaybettim evde.
Üzüldüm öyle.
Güya bugün koşuya gitcektim.
Sabah erken kalkıp koşcaktım sahilde falan.
Tabi sabah götümü yataktan kaldırmayı başarabilemedim.
Öküz gibi bi kahvaltı yaptım.
Kreplerle çok seviyeli bi ilişkiye girdik.
Neyse bu fotoğrafla bu kaydı sonlandırıyoruz.
Dün çoh eğlenmiştim çişim bile gelmişti gülmekten.
Sonra kaçtı.


Hadi ŞİMDİ Crstal Castles dinleyeleliiim.

4 Mayıs 2010 Salı

ben varisiyim sayanın

meraba ben çakma seda sayan dudaklı hatun.Geçen yazdan kalma bi resimde seda sayanı gördüm kendimde.Allam o dudaklar.Kaykaydan düştükten sonraki göt ağrısı.Rüzgarın gözümü açmamı engellemesi.FALAN.olm özledim LAN.Bide bide şeyi özledim ''Yıaaa pantolonum düşüyo götümden yıaaa'' demeyii.

3 Mayıs 2010 Pazartesi

biz zenciler amerikan replikleri kullanırız siz beyazlar anlamazsınız adamım.hmgasjkchas.

2 Mayıs 2010 Pazar

Bekleme odası


Kızın üzerinde yeşil saten elbisesi diz kapaklarında, dantelimsi bir şeyler hissi.8 koltuk var 6sı dolu.
Kız inceliyor diğer kızları bacak bacak üstünde.Uzaktan gelen topuk sesi.Arada kapanıp açılan aynaların tizi.
Bi tablo var sağdaki duvarda.İki kızın gözleri onda.Kapı açılıyor.O sesleniyor 11 numara diye kız yürüyor hayallerine beklentilerine.
Kız giriyor adamın odasına (kalbine).Kırmızı bi koltuk ve bi gramafon sesi.Günleri geçiyor beraber.Tutkulu aylar falan.Kız bağlanıyor adama.Seviyor hep istediği adamı buluyor belkide.
Adam sıkılıyor kızdan yeşil elbisesini görmeye tahammül edemiyor zamanla.Kapıyı açıyor.Bi öpücük konduruyor yanağına.Kızsa onun boynunu tutuyor gitmek istemez ve korkarcasına boynunu öpüyor.Adam git diyor tutuyor kızın belini itiyor bir adım öteye.
Kız çıkıyor.Düşüyor yine diğer kızların olduğu bekleme odasına.İçerideki kız sayısı artmış burayı görmeyeli epeyli olmuş.
Yorgun birazcık belkide.Oturuyor bir sandalyeye.Ardından bir ses duyuluyor.Kapı açılıyor.İçerideki müzik yayılıyor.Adam 15 numara diyor.Kırmızı elbiseli sarışın bi kadın yürüyor ufak adımlarla.Sonra ruju yapışıyor adamın ıslak dudaklarına.

şapkası allaha bakan apaçiler var believe me var onlar.

Yolda gördüğüm 5 adamı sen zannetmem hiç bir şey.Rüyamda bana piçlik yapmanda gözlerimin kaşlarımın ağrıması.Baş harfinden başka adamlar bulmam.Bulmam ama sadece.Sonra şu an ellerimin mürekkepli olması diliminde.
Salı günü siki tutucak olmam.Tırsıyorum.Dönem ödevi işte.


Neyse bezelyeler güzel tuzlu ama tatlı yada tuzlu.Bide sanırsam resimden kalcam bide geometri.Hep uyuyorun lan.

Bi siktir git bana çay demle allasen ya.Dilim damağım kurudu.
BUGÜN dersanede üniversiteyi kazanamayınca BİMDE kasiyer olcam hoğcam ihİİihi dediğimde hoca geyet mantıklı bi şekilde bana güldü.
Mantıklı bi şekilde güldü işte.


HEH ne diycektim ya bi laf var biz onu günde 1000 kere söylüyoruz dalga geçiyoruz bizden başka kimse bi sikim anlamıyo işte bunu dedim sizle paylaşıyım(beylee paylaşımcı bi insan olaraktan) ama işte o laf

-NE UTANCAM YIAAğ.


bu LAFI kimmi söyledi işte olayın üzerindeki esrar perdesi kalkmak üzere.
Bİ çocuk varmış 9lardanmış kalmışmış böyle apaçiymiş.
Gelmiş bizim sınıfa o çocuğun ''kankaları''
demişler bana X Sana aşık.
Ben dönüp gitmişim.
Sonra kenkalarım ona ıyy demiş.
Sonra utanıyomusun kızın yanına gitmeye demişler.
O tam sınıfın kapısından kafasını uzatmış.(kafasındada beyaz bi şapka ve şapkası allaha bakıyo)
ve demişki NE UTANCAM YIAAğ.
VE O AN BİZ GÜLMÜŞÜZ
La bi siktir git la çöm demişik.
ezmişiz.göndermişiz.
Sonra o çocuk okulda bana 2 kere omuz atmış.
Neyse bu olay yaklaşık2 -3 ay önce oldu.
Biz o günden beri her şeye ne utancam ya der olduk.



yani sonuç olarak-NE UTANCAM YIAAğ.
sizde deneyin dilinize yapışmassa ben neyim.Neyim laa.neyim.
Neyse ben her gün görüyorum o çocuğu okulda.
Hep yanından geçerken bağırıyoruz ne utancam yıaa diye.
Garibim sanırsam bir şey anlamıyo.Yazık.
Birde bana masum köpek bakışları atıyo HALA.



o ki okul pantolonunu daraltıp skinny jeans haline getiren insan.
ZAYIF bacakları var.
SİGARASI vaar.düşmez elinden o daha 9 lan.
Şapkasının önü yukarıya kalkık.Alla bakıyo.
Elinde sanırsam arada bi tespih var.
Sonra beni gördüğünde koltuk altına biz kız atıyo.
Ben tam düşünürken 'vay be beni unuttunmu la bu hadar çabık aşk olsun üzüldüm' diye.
Bi anda koltuğunun altındaki kız ona kaankaağ seninki ordaağ diye sesleniyo.
İŞTE O an ben onunki oluyorum.yani TANRIAM.
ah tabi birde 'tayfasını' alıp bizim koridordan geçmeleri tezehüratımsı şeyler yapmaları.
whats going on.
Belki vardır sizin okulunuzdada böyle şeyler.



1 Mayıs 2010 Cumartesi

İkarus


İkarus öldü ya güneşe yaklaştığında.
Milim milim kaldı sevdaları..
Güneşin önünde eridi kanatları.
Küçük düştü.
Düştü suyun üstüne.
Sarı parlaklık üstünde.
Yumdu gözlerini karanlığa.
Unutuldu kanatları.
Mumlar söndü eridi.
Yitildi.
Uçabilmek güzeldi.
Özgürlüktü.
Ne alçak ne yüksek.
Güneşe gitmek istedi İkarus.
Kuş tüyünden kanatları balmumunda.
Nereye gitmek istediği belliydi.
O sadece acele etti.
Ulaşamadı güneşine.

''koş çabuk kahraman ikarus''

soko-i will never love you more


I will never love you more than the drummer of flaming lips
I will never love you more than Woody Allen movies
I will never love you more than the White album of the Beatles
I will never love you more than God only knows

I will never love you more than DVD's night with my girlfriend
And we talk about stupid things like feelings and men
I will never love you more than my boyfriend when I was 14
Even if he's now an asshole, I will never love you more

And you say, you love me more than everything
And compared to me everything is nothing...

I will never love you more than meeting Paul McCartney
And we asked him to play a song on my Ukulele
I will never love you more than my Scandinavian Tour
Which was more than paradise, I wish you remember it too

I will never love you more than dancing to Phil Spektor
I will never love you more than my Casiotone keyboard.
I will never love you more than Daniel Johnston himself

For me he's more than God, I will never love you more

And you say, you love me more than everything
And compared to me everything is nothing

Ohh this is sweet, I just wonder what it means






Bu şarkıyı hatırladım.Bugün dinledim.Güzeldi.Sizde dinleyin.Bulun işte dinleyin.
 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates