
Gülümseyerek uzaklaştırabilirsin gözlerinin altındaki çizgileri.
Ben seninle rastlaştığım zamanlarda daha bi severdim ayları.
Hani uzaktan bir tebessümle selamın girerdi aramıza.
Havasız kalmış bir odadaki serçenin son çırpınışları misali yorgundu dudakların.
Nasılsın diye fısıldarken ardından gelecek kötüyüm cevabıma karşın korkak bakıyordu gözlerin.
Anımsamaya çalıştığın bir şeyler vardı.
Ama bir savaş veriyordu beynin sana karşın.
...
Takır takır işleniyordun belli bedenlere.
Biliyordum teninde işlenmişti artık terli tenlere.
...
Pek huzursuz gördüm seni bu aralar.
Çıplak ayakların üşümüştü betonlarda.
Sabahları yine yakınacaktın karın ağrından.
Pek sonra üzüleceksin yanlız yutamadığın ağrı kesicinin arkasından.
...
Saçlarını taramıyorsun ya artık.
Sadece parmakların geziniyor aralarında.
Uzun saçların yok ya artık.
Herşey daha bir acıklı görünüyor bana.