31 Temmuz 2010 Cumartesi

Başlık bulamıyorum ama farkında değilsiniz.




Ben bugün hatırladım.
Bağırırken seni.








Aman yanlızlığımıza nazar değmesin.

30 Temmuz 2010 Cuma

Çocukken meteoroloji uzmanlarının ertesi gün ki hava durumunu öğrenmek için helikopterle gökyüzüne çıkıp gökyüzüne karabiber fırlattıklarını ve havanın küçük bi bölümünden gözüken şeyin yarınki hava olacağını zannederdim.

Mesela karabiberi fırlattılar ve bir damla yağmur düştü.
Demek ki yarın yağmur yağacak.

Bende terasa çıkıp avucumdaki karabiberleri havaya fırlatmıştım.
Ama hiçbirşey olmamıştı.
'heralde daha yukarıya çıkmam lazım tüh'
demiştim.

Küçükken böyleydim.
Şimdi böyle.
Belki bir şeyler değişmiştir bilmiyorum.

*Birde meterolojiyi yazarken çok zorladım.Zor kelime.




29 Temmuz 2010 Perşembe


Karanlıktan korkmayan kızlar var.
Evet odalarının kapılarını kapatıp.
Yatakta uzanan.
Odadaki eşyaları canavarlaştırıp onlarla konuşan.
Onlara birilerini anlatan.
Fısıldayarak porselen bebekle konuşanlar var.
Belkide yok.
Bunları yapan sadece benim.


Dün gece iki büyük yastık vardı yatağımda.
Birine sarıldım diğerini de ayaklarımın altına aldım.


Belkide mırıldandım rüyamda.
Bilmiyorum.
Ama en son şarkı söylüyordum.
Porselen bebeğe.
'i don't know you but i want you'


LES POUPÉES RUSSES

ağır spoiler içerir.
yea.


wendy - sen ideal adamsın.

xavier - hatan var,ben gerçekten değilim.eğer dünyada öyle olmayan biri
varsa o da benim.

wendy - benim dediğim de bu zaten.
sen mükemmel bir adamsın.


xavier - nasıl bu kadar iyi bir kız olabiliyorsun?

wendy - ben o kadar iyi değilim.sadece son 26 yılda başıma
gelen en iyi şey oldun.

xavier - bahsettiğin adamın ben olduğumdan emin
değilim. veya ben sandığın adam.

wendy - sen ne sanıyorsun? her zaman mükemmel
olmadığını biliyorum.tonlarca problemin, kusurun, eksikliğin...olduğunu biliyorum ama, kimin yok ki?.....sadece, ben senin problemlerini tercih ediyorum...ben senin hatalarını seviyorum.senin eksik yanların asıl mükemmel olan.


ama,tahmin bile edemezsin, önceleri ed ile anlaşmak zorundaydım.ve ed'e kıyasla sen,sahilde bir gün gibisin.

biliyorum, bir çok kız güzel bir gün için nice'te falan...olmayı isterlerdi...onların bütün gördüğü,istedikleri bu...ama...

...ben onlar gibi değilim.ben sadece güzel olanı görürüm,...

...geri kalan kısmı da kendim hallederim.ben mükemmel olmayanı seviyorum...ben böyleyim işte.

sanırım şimdi gitmen lazım...

xavier'in düşünceleri - herhangi bir normal erkek bunları duyduktan sonra onun peşinden koşardı.ama ben kımıldamadım...aslında kımıldayan...tren oldu,ben de oluruna bıraktım.


''bir erkeğin bir kadından duyabileceği en güzel ve anlamlı sevilme nedenlerini içeriyor bu sözler.bu sözleri duyduktan sonra hala karşısındakinin doğru kadın olup olmadığını düşünen ya da sırtını dönüp gidebilen adam,terkedilmek başta olmak üzere başına gelecek her kötülüğe müstehaktır. ''



http://fizy.com/s/15y2ln

27 Temmuz 2010 Salı


Bir ağrı kesici olsaydı evde kurtulabilirdim senden.Lakin yok dolapta az önce yara bandına rastladım.Onu yapıştırdım koluma.Ama ağlıyorum evet ağrıyor bir yerlerim acıyor.Kanıyor ama kan yok.Gözyaşları süzülüyor.Ama peçete uzatan yok.

Yokluğun gerçekten acıtıyor






Ben sadece bana ağrı kesici vermeni bekledim.





-





Seni terk ediyorum.Olmayan birini terk etmeler nasıl olur bilmiyorum.Ama seni atıyorum.
Kusmuyorum.
Kusmak ne kadar iğrenç bir şeydir.
Ben kusunca ağlarım zaten.
Şimdi ağlamaya da gerek yok.
Sana gerek vardı artık oda yok.













Kapalı çarşıya gidiyorduk.
Vapurdaydık.
Kadıköy-Eminönü.
Resmimi çekti.
Sonra yürüdük.
Yürüdük.
O kadar.
Başka bir şey yok.


birde ben başlık bulamıyorum bilmem farkındamısınız.?


Biliyor musun.
Yüzünü unutuyorum.
Resimlerin yok zaten bende.
Bazen rüyamda görüyorum seni.
O kadar.
Artık oda olmuyor.
Yani unutuyorum.
Dün baya sonra ağladım.
Yani durup dururken.
Ama ondan önce tori amos dinliyordum.
Galiba o etkili oldu.
Sonra o mesaj attı.
Onu anlayamıyorum.
Seni seviyorum diyebiliyor.
Artık karşılık beklemiyor.
O çok garibime gidiyor.
Aslında ona üzüldüm.
Belki o 'o adam'dı.
Ama ben çok iteledim.
Onu.
Sonra vazgeçtim.
O.
O adam olamazdı.
Dedim.














birde buraya nil karaibrahimgil in pipo şarkısını koymak isterdim.Yaklaşık 1 aydır söylüyorum.Ama sadece yutupta bulabildim.Empiüçünü aradım bulamadım.Fizydede yok.
Neyse siz dinlediniz sayın.

18 Temmuz 2010 Pazar



bu çok iyidir.

yada bu.


yada şu.

bunları söylerdik.
BAĞIRARAK.

17 Temmuz 2010 Cumartesi

olm hızlı salla güneşi tutcam.


Salıncaktan hiç düşmedim.
Şu sıralar rüyalarımı hatırlamıyorum.
Kahvaltıda kola içiyorum sanırım 1 haftadır.
Uykum gelmeyince yann tiersen getiriyor.
Az önce ekranda bi kelebek vardı.
Yaklaşık 5 dakika ekranda dolaştı.
Aldırış etmedim.
Sonunda mutfağa gittim.
Peçete aldım.
Yaklaşık 4-5 rulo.
Hayvanın kanat çırpışlarını hisettmeyeyim diye.
Ama geldiğimde gitmişti.
İyi ki gitmişti.
Yoksa ben onu öldüremezdim kalırdı orada.






Güneş tutulmaz aptal.
Ama yıldızlara koşulur.



Daha demin dinlediğim şarkı neden ağzıma sıçtı.
Ben seni anlatmıyordum oysaki.
Arkadaşımla buluştuğumda anlatacak bir şey bulamadım.
Neden mi.
Çünkü seni anlatmadım.
Ve o bana dedi ki.
'Ne yani onu anlatmıyosun artık! birazdan şey demiycekmisin onun kollarını kesmek istiyorum falan.'
Yoo hayır demem.
'Ama gözlerin doldu.'
-

Ben seninle onu kol kola gördüğümde kollarını kesmek istemiştim evet.
Ama yok
artık seni görsem yeter.
Yanında hangi kız olduğu falan umurumda değil.
Ben uzaktan seni göreyim.
Senin yine ellerin saçlarında olsun.


saat 4.34 lan sabah.Ben uyuyamıyorum.Ama senin haberin yok.Ben öğlen uyanıyorum ama senin haberin yok.Olabildiğince geç uyanıyorum.Gün çabuk geçsin geçsin ki seni o kadar az düşüneyim diye.
Ben en son seni gördüğüm yere gidemiyorum.
Sen ordasındır diye.





Seni görmek falanda istemiyorum.
Mına koyim ben hiç bir şey bilmiyorum.


16 Temmuz 2010 Cuma




Hayat şeffaf renkli.
Ve çoğu zaman kusmuk tadında.














Sanırım bazen uyumalıyım.
Yastığı ayaklarımın değil
başımın altına koyarak.

15 Temmuz 2010 Perşembe

şey saçmalarım okuma yağni boşver gulüm.


mına koyim adam.
Her nerdeysen çık.
Seni çok hayal ettim.
Abudik gubidik birşeyde olabilirsin ki
Zamanında bir uzaylıya aşık olduğumu ZANNETMİŞLİĞİM var.
Baş harfi ce.
asdfghjk.
öf.
çoh fena.
O adam bi yerde
bi yerde
bi zamanda
belki biriyle
belki tanışmıyoruz
belki tanışıyoruz
belki ben onu görmüyorum
belki o beni görmüyor.
Belki o doğru zamanı bekliyor
ortaya çıkmak için.
Ama ben sıkıldım.
Doğru zaman falan yok.
Sana elma diyeceğim.
Sende çıkacaksın.








ELMAAĞĞ.
koş.
ELMAAA.
elma dedim öküz.
koş.




tamam yürü bağri.
ŞEY DAHA ÖNCE DEMİŞMİYDİM.




elmaaaaaaağ.
.
.
.
tamam.
elma.



















(0 adam yok Hatun kimi kandırıyosun.)

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Lütfen dediğimde lütfüyle evlen espirisini yapacak arkadaş aranıyor.









Rüyamda Yıldız ve Sertaçı çiftleşirken gördüğümden beri uyuyamıyorum.Korkuyorum bazen.Bugün bunları çekti Saliyacım.Sağolsun.Modıllık yaptım ona.Çoh pis modıl olurum.
çoh artistik takılıyoh.

13 Temmuz 2010 Salı

Geceleri de kurt adam olurum.


Ben günün çoğunda samarayım.
Arada testere.
Bazen edvırdımı çok arıyorum.
Ama uzaylılar ilgi alanımdadır.






666.
666.
666.
666.
666.
yeeasdasdfghjkmjhgfdsdfghjkjhgfdsasdfghjkl.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Canım yanmıyor.


Kırmızı tahtın çocuğu.
Otur yerine.
Kadehini al eline.
Yağmurlu geceler ayrı bir hüzünlü olur.
Toprak kokulu gökyüzünden
Bir dal kopar.
Tacını düşürme.
Kazağını çekiştir.
Üşürsen bu gecede.
Aynaya bakmadan geçiştir.
'Seni bugünde sevmiyorum' diye.
Pembe düşlerine dal.
Morluklarda uyan.
Bulutlar lacivertken tadını çıkar.
Sessizlik güzel.
Takunya sesleri yokken.
Daha yıkılabilir dünya.
Hala bir lider nefes alıyorken.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

bana sen varmışsın gibi davranıyorlar.


Gülümseyerek uzaklaştırabilirsin gözlerinin altındaki çizgileri.

Ben seninle rastlaştığım zamanlarda daha bi severdim ayları.
Hani uzaktan bir tebessümle selamın girerdi aramıza.
Havasız kalmış bir odadaki serçenin son çırpınışları misali yorgundu dudakların.
Nasılsın diye fısıldarken ardından gelecek kötüyüm cevabıma karşın korkak bakıyordu gözlerin.
Anımsamaya çalıştığın bir şeyler vardı.
Ama bir savaş veriyordu beynin sana karşın.

...

Takır takır işleniyordun belli bedenlere.
Biliyordum teninde işlenmişti artık terli tenlere.

...


Pek huzursuz gördüm seni bu aralar.
Çıplak ayakların üşümüştü betonlarda.
Sabahları yine yakınacaktın karın ağrından.
Pek sonra üzüleceksin yanlız yutamadığın ağrı kesicinin arkasından.

...


Saçlarını taramıyorsun ya artık.
Sadece parmakların geziniyor aralarında.
Uzun saçların yok ya artık.
Herşey daha bir acıklı görünüyor bana.

9 Temmuz 2010 Cuma

cat stevens-wild world


Ben yazamıyorum.Bir şey daha.Bir sürü giriş yazdım hepsini kaydettim.Sonra sildim.Yok yani olmuyor.Zorluyorum ama yazamıyorum.
Değiştim ben seni görmeyeli değiştim.
Yo hayır büyüdüm demeyeceğim.
Küçüldüm ben.
Seni özledikçe daha çok ağladım.
Mızmızlandım.
Elinden barbisi alınan kız çocuğu gibi oldum.
Zırladım.
Birilerinin eteklerini çekiştirip,
Seni anlattım onlara.
Yemek yiyemedim diyemeceğim.
Çok yedim.
Seni özledim.
Ağladım.
Yedim.
Pek içmedim.

...


Sen yaramazlık yaptın.
Ben kara tahtaya bi başlık atıp.
Adını yazdım altına.
Yaramazlar.
Yazdım.
Altında adın var.
Öğretmen geldiğinde
Seni pataklayacak.
Ben oh çekeceğim.

...

Hayır.
Ben adını yazamıyorum.
Ve seni pataklayacak bir öğretmen tanımıyorum.
Kim seni cezalandıracak.
Beni görmedin diye.
Kimse.


...

Yoo hayır.
Ne kadar saçlarımla gözümü kapatsamda.
Sen ordasın.
Biliyorum.

8 Temmuz 2010 Perşembe

+bak bu kuzu



Bazen gökyüzüne bakıpta şekiller uydurabileceğim birisi olmadığı için üzülüyorum.


-aa bak bu kalp.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

korkunçsun beyamca.


Şey ben emesendeydim birisi ekledi.
Dedim kimsin.
Böyle dedi.
BEN SAFRANBOLUDAN AYDIN BUYRUN HATUN HANIM.
(kepslokla yazdı)
Korktum.
Adamın resmini gördüm korktum.
Bildiğin bıyıklı dedeydi.
Yani bildiğin dede.
Bende dede bi git yıaağ dedim engelledim.
Ama ellerim titriyordu.
Yaklaşık 5 dakika kendime gelemedim.
Geldiğimde aklıma geldi.
Keşke konuşmanın resmini çekseydim.
asdfghgfds.
Neyse en azından iletisini falan görün.
SAFRANBOLUDAN AYDIN.
ASJFHASHF.
Dedeler siker.
Ben dedelerden korkuyorum.

4 Temmuz 2010 Pazar

http://fizy.com/#s/1d7alj


Hafif asidi kaçmış bir kolayım.
Senin için yeterince,
iyi olmadığımın da farkındayım.

~


Terkedilmiş bir peruğum.
Hangi travestinin başından hışımla çıkarıldığı belli olmayan.
Küt kesimli
Siyah bir peruk.


~

Kurumuş bir ojeyim.
Lacivert renkli pek güzel tırnaklara sürülmüş olan.

~

Ortadan sıkılan diş macunuyum.
Aceleyle çıkan adamın kapağını açık unuttuğu ve,
Birazdan bunu görüp sinirlenecek olan kadının migreniyim.
Her dakika yenilenen.

~







Herkesin bir şeyi olabilirim ama senin hiç- bir- şey-i-nim.
HİÇ.
BİR.
ŞEY.





yada bunu dinleyin.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

zerzavatçı var sen yoksun,herkes var bir sen yoksun.


Sabahları günaydın diyen bir sen yok mesela.
Ben senin sesini falan duymuyorum uyanırken.
Birisi zerzevatçı diye bağırıyor.
Domates diyor patates diyor.
Hiç umrumda olmayan bir adamın sesiyle uyanıyorum her sabah.
Hiç umursamadığım bir adamı görüyorum.
Peki o çok değer verdiğim adamı.?


Onu bir sabah bile görmüyorum.
Bir kere bile duymuyorum.
Bir kere bile evimin önünden geçmiyor.





''I could be lonely, sleeping without you''

2 Temmuz 2010 Cuma

arkadaşa çekilen mesaj böyle.unuturum tabiki.

h:ferhat
k:unut artık.
h:oldu.
k:olmalı.
h:doğru.
k:tabiki.

karıncalar diyorum


En aklımda yoksun dediğim anda
ağlatıyorsun ya beni.
aslında senin beni ağlattığından bile haberin yok.
Boşver olmasın.

--

Sen beni iyi tanırsın diyemeyeceğim.
Sen beni hiç tanımazsın.
Tanımadın.

--


Karıncalar yürüyor.
Vallahi birisi yıllar sonra
karıncaları farkediyor.
Hayat ona daha güzel geliyor.
Sen onu tanımasan da
O seni biliyor.

--

Herkes birisiyle uyur.
Yanında olmasa da ruhuyla uyur.



 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates