30 Haziran 2011 Perşembe


Turgut Uyar gibi mutsuzluktan söz etmek istiyorum. Ancak yatay ve dikey olanından değil. İçinize oturan cinsinden bahsetmek istiyorum. Boğazınızı kenetleyen cinsinden.

Kalbinize bağdaş kuran somut bir mutsuzluk düşünün. Ellerinizden bıktığınız zamanları. Aç olduğunuz halde yemediğiniz zamanları düşünün. Yiyemediğiniz. Eksiklikleri dolduramadığınız zamanları düşünün. Daha sonra boşluklardan, uzaklardan bahsetmek istiyorum. İlk salıncaktan düşüşümden, canımın acımasını ama bunu umursamadan tekrar salıncağa binmemden. Salıncaklardan söz etmek istiyorum. Hırpalanmaktan. Parçalanıp, dağılmaktan söz etmek istiyorum. Ayrı yerlere düşmekten. Ama onun gibi ''sevgim acıyor'' .

Günlerden hangi gün. Perşembe. Çarşamba sanıyordum oysa. Ne farkediyor. Hiçbir şey. Ne değişiyor. Hiçbir şey. Belki daha fazla sigara izmariti. Belki bir kaç ses daha fazla. İnsanlar bir yerlerde eğleniyorlar. Mutlular. Bir süreliğine. Oysa yataklarına girdiklerinde kalplerine bağdaş kuran somut mutsuzluk tekrar karşılıyor onları. Gittiğini sanıyorsunuz ama o hep orada oturuyor. Hoşgeldin diyor size. Küçük somut mutsuzluk.

29 Haziran 2011 Çarşamba

Şeyi söylemeyi unuttum lan BUGÜN SABAH MİNİBÜSTE GÖRDÜĞÜM ÇOCUK UUUUUUUUUUUUUUUUUAĞ İÇİMDEN BİR ŞEYLER KOPTU :(
Bakın diyorum önümüzdeki 4 sene içerisinde intihar edeceğim. Sonra demedi demeyin. Bloğun hali ne olur bilmiyorum. Kimse şifremi falanda bilmiyor ha sik gibi kalır burası. Neyse.

27 Haziran 2011 Pazartesi

Çok mutsuzum, o kadar ki börek bile beni mutlu edemez. Sigara bile. Ferhat bile.
Pilli bebek-duruyor zaman bu şarkıyı dinlemeyin bence. Çünkü ben dinledim. İyi gelmiyor. Bir şeylerin eksikliğini götünüze götünüze sokuyor. Sizin için öyle midir bilemem. Sabah yağmurda leş gibi ıslandım bir kadın şemsiyemin altına gelmek ister misin dedi. O kadın canım kadın. Çok sevdim onu. Hayat mutsuzken çekilmiyor.

26 Haziran 2011 Pazar


Tahammül edemeyeceğin kadar çok sevmiştim. Camel dan bile çok. Görsen, dokunsan elinin ayağına dolanacağı kadar çok. Annemden bile çok, dur bu olmadı, zaten annemden daha çok sevdiğim bir kaç insan var.
Sen bilirdin çünkü ''kimse seni böyle sevmezdi'' sevmemişti. Alışkındın sen, arkalarından koşmaya, kendini hatırlatmaya. Oysa burada seni her zaman hatırlayan bir insan vardı. Kirli sakallarını seven, parmaklarını en ince detayına kadar bilen biri. Ama yok canım illa canın yanacaktı değil mi, birinin canını daha yakacaktın. Seni seviyorum diyerek bana nede büyük bir iyilik yaptın. Onu seviyordun ya onu. Seni her seferinde üzen, başka adamlara giden, canı sıkıldıkça sana koşan birini. Ben sana emekliyordum, oysa üstüne atlıyordu. Kıyamazdım ki ben. Gelemezdim. Korkardım birazda. Şimdi ne fayda. O yine üstüne atlıyor, 2 gün sonra yine bir başkasına gidecek. Sense üzüleceksin. Ben üzüleceğim.

25 Haziran 2011 Cumartesi

Kocaman adam. Kocaman. Ellerim minicik kalır yanında. Tırsarım. O kocaman.



24 Haziran 2011 Cuma

Açım ben, krep yapacağım.

Kimse bana kahvaltı hazırlamıyor. Kardeşim hopörlörleri patlatacak şekilde 2 pac dinlemese hayat daha güzel. 2 dal sigaram var pardon hayat güzel değil. Ama evde kimse yok. Ama sınavlarım var. Sarhoş olmak istiyorum ama param yok. Parası olan arkadaşım var ama ondan çok sıkıldım. Her gün onunlaydık amına koyim. Neyse. Dün sadece cips ve kola yedim. Yani kusmuğumun nasıl bir renk olduğunu tahmin etmişsinizdir. YİRENÇ. Ayrıca doritos iğrenç bir cips nasıl yiyosunuz onu ya. Kıçımı kaldırıp banyo yapmaya üşenmezsem kütüphaneye gideceğim ama leş gibi üşeniyorum. 2 pacında götünü sikiyim yeter ya :(

23 Haziran 2011 Perşembe

''Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri, her şeyi kötüledi, bizi yaraladı''


Babama kalsa brezilyada yaşıyor olacaktık. Babama kalsa hepimiz çok mutlu olacaktık. Ama hiçbir şey babama kalmadı.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Çarpışan arabalardan korkan bir insandan ne beklersiniz ki. Kime güvenip sarılmasını. Asla seni bırakmayacağım demesine nasıl inanmasını beklersiniz. Onu bırakıp giden onca kişi varken. Hepsinin arkasından kalan eşyaları toplamanın verdiği hüzünle, nasıl bir daha sarılıp güvenebileceği insanların bu dünyada nefes alabileceğine inandırırsınız ki. Nasıl.




21 Haziran 2011 Salı

Mümkün olacak en güzel şeyin, mümkün olmayan olduğunu anladığımdan beri hiç bir şey yapmaya çalışmıyorum.

Evet tam olarak bu. Hiçbir zaman ne istediğimden emin olamıyorum. 3 tarafı kararsızlıklarla kaplı bir insanım.


''Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Önce sesin gelir aklıma
Sonra cumartesi geceleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa beraber ıslansak.''
-T.U

20 Haziran 2011 Pazartesi


Elinde ki sigara kokusunun geçmediği günler oldu mu. Eve geldiğinde ayaklarının su topladığı günler. Kapıda kaldığın günler. Tanımadığın adamları öpmek istediğin günler. Bir şeylerden kurtulmak için çabalayıp gene en dibe ama en dibe sürüklenerek battığın günler oldu mu. Oldu elbet. Buzdolabının önünde oturup ağladığın geceler. Yastığa sarılıp bir nebzede olsa ''yanlız değilim ben'' havası yarattığın günler, peki ya o günlere ne demeli. Peki o yastığa, o yastığa ne demeli. Ne güzel kokardı değil mi o yastık. Tıpkı onun kokusu olur. Aslında bilmezdin ama onun kokusuydu işte. Onun sakallarının değdiği yastıktı o. Sanki her şey ağırmış, kollarım o ağırlıkları taşımaya yetmezmiş gibi. Masaya yumruğumu vurduğumda masa yumruğumu umursamazmış gibi.

18 Haziran 2011 Cumartesi


Komik değildi beni sevmeyişin. Gülmüyordum. Can yakıyordun. Gürlüyordun. Bir tek ben mi anlıyordum seni. Sigara içerken senden kaçıyordum. İnsanlar okula gidiyor, borçlarını ödüyor, çocuklarını besliyor, insanlar sevişiyorlardı. Sense sadece gidiyordun.
Günler pazartesiyken çarşamba oluyor, yaz geliyor, çocuklar sokaklarda koşturuyor sense hala gidiyordun. Sonra bir gün çocuklar hala sokaktayken, pazartesiler henüz çarşamba olmamışken, gece ağlamaları başlamamışken durdun. Öylece. Orada. Bir anda salılar ortaya çıktı. Gecelerin güzelliği ile yıldızlar belirginleşti ve sen hala oradaydın yakında. Elle tutulabilir, gözle görülebilir bir kıvamdaydın.
Adamı hasta etmeyin ya.

17 Haziran 2011 Cuma

Ogeday isimli repçiyi hatırlayanlar derneği kurucam.

ne var yani :(

15 Haziran 2011 Çarşamba

Gece bir balgam sesi geldi sokaktan- iyi dinle dedi tanrı 'insanlardan nefret etmen için bir sebep daha sunuyorum sana'. Balgam sesiyle pencereye gittim, bir kaç çocuk gidiyordu balgamlarını sala sala. Şuan bir sarhoş aşk acısını anlatıyor telefonda, salak gibi sevdim dedi az önce. Sesini duyunca pencereye koştum her yer karanlık adamı göremiyorum ama sesini duyabiliyorum. Sokak lambası yetmiyor görmeme. Bir şey için ağlıyorum bilmiyorum diyor. Sesi tanıdık değil.
Bana gelelim, bense şuan oturmuş mutfakta bunu yazıyorum. Uyuyamadım ve neden mutfaktayım? Sigara içemiyorum. Bir motor sesi geldi şimdi. Sarhoşun sesini duyamıyorum. Yaklaşık 1 saattir konuşuyor . Ben lafı dolandırmıyorum ya aşık olacaktım yada olmacayacaktım dedi ve gitti, pencerede dımdızlak kaldım.
allah aşkına biri beni dağa, adaya madaya kaçırsın bıktım amına koyim ya.

tornavida nerden alınır bilmiyorum ama her evde bir tornavida var.

olayımız bu.

14 Haziran 2011 Salı

çok sıkıldım lan ay.


13 Haziran 2011 Pazartesi

Temsili kat kat tat resmi


İki gün öncemi ne gece emreyle konuşurken ona 'canım acayip kat kat tat' çekti demiştim oda bana 'oha 2 saat önce yedim' demişti bende hüzünlenmiştim. Bugün emreyle buluştuk geldi, sohbet ettik içtik miçtik herneyse en son sıra süprüzünü vermeye geldi.Emre poşetten önüme bi sürü kat kat tat serdi çok duygulandım lan :( ay öyle böyle duygulanmadım yani.Bu kat kat tatların bi özelliği var dedi neymiş dedim hepsini ayrı bir semtten aldım hatta o yüzden geç kaldım koşturup durdum dedi bi kere daha sevdim.Ayrıca emrelerin ordan bizim buraya yol 1 saat tutuyomuş lan oha dedim dağdan mı geliyosun sen.Tam 40 tane arama var telefonumda ve hepsi emreden allahın hasta ruhlusu 15 kere arayıp alo dedikten sonra kapatıp, tekrar arayarak canım sıkıldı diye bağıran bi insan HERNEYSE LAN KAT KAT TAT BİZİM BURALARDAKİ BAKKALARIN HİÇBİRİNDE YOK.BAKKALARIN İÇİNE (KARFIR, MİGROS VE BENZERİYİDE KATALIM LÜTFEN)

ayrıca hayır sarhoş falan deyilim KESİN ÇENENİZİ.

12 Haziran 2011 Pazar

merhaba ben hatun, bunlarda yasemin ile emre.



9 Haziran 2011 Perşembe

benim çocukken saçlarım hep küttü, o yüzden şimdi götüme kadar uzun.

Ben bok gibi sevgiye açım amına koyim. Buluncada kaçıyorum. Apışıp kalıyorum, seviyorlar(mış) öyle diyorlar. Ben kaçıyorum.Hayatımda hiç bu gece ki kadar clubber gir (kılabbır görl) olmamıştım.Kılabır görl ne amına koyim.Gece dans edip çoşan gerzek kız diyelim biz ona.

7 Haziran 2011 Salı


Bazen kendini lavaboya kapatıp, yere oturup burada uyuyakalsam kaç saat sonra yokluğumu fark ederler diye düşünüyorum. Sonra bir bakmışım ağlamışım. Sonra bi bakmışım sabah olmuş.
Ama üzücü olan ne biliyor musunuz. Onun ellerini tutup ''seni çok seviyorum'' diye kulağına fısıldayan bir insan var. Üstelik artık oda onu seviyor. Elimde avunulacak bir şey kalmadığında kendimi lavaboya kapatıp ağlıyormuşum.Lavabo çok garip kelime, ağzıma yakışmadı.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Gelirken 2 ekmek 1 süt al






Vazgeçebilmeyi bilsem, öğrensem her şey çok daha kolay olur. Oysa insanlar için ne basit. Uzun yıllar sevdikleri adamları, kadınları arkalarına bakmadan terkederler. Bir bavul. Bir kaç eşya. Kendi canından, kanından olandan bile öyle kolay vazgeçerler ki bazen. Geride hiç bir şey kalmaz. Enkazdan başka. Toz, duman, pislik gerisi.



5 Haziran 2011 Pazar

Neyse ki sizi seven bir anneniz ve yakınınızda olan bir babanız var.

Siz hiç yalnız kalmazsınız.





4 Haziran 2011 Cumartesi

Tam yolumdaydım gidiyordum.
Hani bakkala, markete falan gidersin ya öyle bir gidiş.
Öyle özenle giyinmemişsindir.
Umurunda değildir ya hani.
Sen alacağını, eline geçeni düşünürsün ya.
Sonra pat diye.
Tam olarak pat olmayabilir bu.
Zonk ta olabilir mesela.
Yada şırank diye.
Büyük bir gürültüyle.
Birisi onun adını bağırıyordur ya.
Birisi onu çağırıyordur.
Sonra bir çocuk efendim der.
Bisikletini bırakıp ismini bağıranın yanına gider.
Ben düşünürüm ismini çocuklarada koyuyorlarmış diye.
Sanki dünyada o isme sahip tek kişi senmişsin bende dünyanın en büyük salağıymışım.

3 Haziran 2011 Cuma


Tanrı, kadını ağlaması için yarattı. Sadece mutsuzum hepsi bu, üstelik keyfimde yerinde değil. Abluka tutturamadı.

2 Haziran 2011 Perşembe

  • Bugün arkadaşıma GİT ŞU KAŞLARINI ALDIR YA diye çemkirdim.
  • Bugün birisi bana ''çok güzel tekme atıyorsun ama benim futbol kariyerim var'' dedi.
  • Çok güzel tekme atabiliyorum. Yersen.
  • Bugün gene ''ele güne karşıı yapayanlızzz böylede olmazkiiiiiiiiiii nasılda gitttin bıdıbıdı'' şeklinde bağırarak şarkı söyleyip insanları yeterince rahatsız ettim.
  • Bugün cacık yedim yada içtim mi demeliyim bilemedim.YA BEN ASLINDA CACIK SEVMEM.
  • Dün gece ''allam nolur sınıfta kalmayayım nolur nolur laa nolur'' diye dua ettim çünkü bir alt sınıfımdakiler şuandaki sınıf arkadaşlarımdan bile gerizekalı.
 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates