31 Aralık 2010 Cuma

Ben geçen sene de uyuyarak girmiştim.
Ne yapayım arkadaş sabah 5 te uyanınca insan bekleyemiyor 12 ye kadar.
Dansözün memesine elini sokan arkadaşlarımın fotoğraflarına bakıyorum.
Garip.
Vallaha.

30 Aralık 2010 Perşembe

Her banyodan sonra saçlarımı saç kurutma makinasına kaptırdığımı kimse bilmiyor.Hayat bana acıklı.

17 kafası.

17 yaşında insan nasıl yaşar?
17 kafası nasıl olur?
Herş ey hoppala tirilayloy mu geçer?
Yada her şey melankolik böhüüğğ o beni sevmiyoo lanet olsun kızıaaam şeklinde midir.
Ben 17 kafası yaşamak istiyorum koçlar.
Bazen insanlar canınızı yakıyor ama hala bunun farkında olmamaları daha çok canınızı acıtıyor.

29 Aralık 2010 Çarşamba


Tanrının benimle alıp veremediği ne bilmiyorum ama ne yani onun için çok kolay bir şey seni alıp bana verecek senin ağzından bir kaç cümle çıkacak gerisi tamam.

27 Aralık 2010 Pazartesi

Şimdi şöyle başlayalım.
Emreyle konuşuyoruz atölyede böyle tıklım tıklım, bir sırada 3 kişiyiz.
Az önce seni görmemden mütevellit oturuyorum öyle.
Emreye her şeyi anlatıyorum onun sahibi olduğu sinir kat sayısı şu sıralar pek fazla çünkü dün sevdiği kıza beyninden geçen tüm küfürleri etti sonra ikisi sustular.Güzeldi.

-Orospu.
+...
-Götveren.
+...


Her neyse Emre utangaçlığımdan giriyor, senin neye benzediğinden çıkıyor bi ara bir heyecan geliyor, kalkıp bulayım şu çocuğu söyleyeyim her şeyi diyor ağlamak üzere olduğumu görüp oturuyor yanıma.

Sonra sonra varya.
Ben unuttum Emre geçti yemin ediyorum geçti.
Bitti yani.
Düzeldi her şey.
O yok artık diyorum.
Emreyle sarılıyoruz.
Canım.
Ne kadar iyi.
Tam 5 dakika sonra.
Tam 5 dakika sonra.
Bahçede bok var gibi birisine yetişmeye çalışıyorum sanki kendim çok iyiymişim gibi başkasına moral vermeye koşuyorum.
Koşuyorum dediysek koşmuyorum hızlı hızlı yürüyorum.
Yürüyorum ve aklımdan baş harfin bile geçmiyor.
Taki gözlerini 5 santim uzağımda görene dek.
Omzun çarpıyor omzuma böyle bir şiddet yok
O an kocalarından 15 yıldır dayak yiyen kadınların sahip olduğu morluklara sahip olduğuma yemin bile edebilirim.
Oysa sen sadece yürüyüp gidiyorsun.
Omzunun verdiği şiddette öyle yüksek değil.
Üsteliik ben seni düşünmezken geliyorsun.
Üstüme yürüyorsun 'Beni unutamazsın hahaha' der gibisin.
Ne kadar piçsin neden böyle yapıyorsun Ferhat.

26 Aralık 2010 Pazar

Votkasız limon içtim.

 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates