31 Temmuz 2013 Çarşamba
bak tam buraya bırakıyorum. seni hatırlamayı, ağlamaları, öfkemi, hatıranı, ellerini bak tam buraya bıraktım. bir daha karşıma çıkmasınlar. çünkü buram acıyor. bak ben seni burada bitirdim. kadıköy sokaklarında. her köşeden seni görme umudu ve korkusuyla bak ben ilk defa birini kadıköyden nefret edecek kadar çok sevdim. bak ben seni hak etmedim. bak sen çok güzelsin aynı zamanda çok kötü. sen beni nasıl özlemezsin.
24 Temmuz 2013 Çarşamba
1 Temmuz 2013 Pazartesi
oç
kafamda kurdum. aradığını. sesini düşündüm her zaman ki merhaba deyişini. sanki beni bir daha arama diyen ben değilmişim gibi ısrarla aradığını hayal ettim. konuştuğumuzu. sanki hiçbir şey değişmemiş gibi konuşmanı. bi keresinde kürtçe seni seviyorum demiştin. metrodaydık. çok güzeldi. o gün orada tam bir saat hiçbir şey yapmadan dikildik. birisi şey yazmış ''memories, they cut like knives''. bana daha fazla hatıra bırakmamak için gittin sonrasında canım daha çok yanar diye. zeki oç.
30 Haziran 2013 Pazar
birilerinin sana ne kadar güzel veya yakışıklı olduğunu söylemesine ihtiyaç duyuyorsun. birilerinin seni sevmesine seninle vakit geçirmesine ihtiyaç duyuyorsun. insan ne kadar aciz ve garip.
24 Haziran 2013 Pazartesi
arama. daha fazla zedeleme. karşılaşmayalım ne olur. kadıköy sokaklarında bu kadar korkuyla yürüyeceğim aklıma gelmezdi. birisi bir şey yazmıştı ''kimseyi kadıköyden nefret edecek kadar çok sevmek istemiyorum'' diye. kadıköyden nefret ediyorum. yaşadığım yerden.
19 Haziran 2013 Çarşamba
17 Haziran 2013 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

