5 Temmuz 2011 Salı

Ben şimdi geceleri böyle oturunca hiçbir şey olmuyor biliyor musun.
Arkadaşlarımın yanında susuncada bir şey olmuyor.
Herkes hemen senin geldiğini anlıyor.
İnsanlar mutlu oluyorlar lan.
Sevdikleri adamları kadınları yanıbaşlarında buluyorlar.
İnsanlar aile yemekleri yiyiyor.
Babalarının, annelerinin doğum gününü falan kutluyorlar.
İnsanlar kilometrelere küfretmiyorlar lan.
Onların istedikleri herkes yamacında.
Onlar mutlu çünkü.
Onlar herşeyle başa çıkabiliyor.
Onları destekleyen birileri hep var.
Yaparsın sen diyen birileri hep var.
Onlar hep birilerine sahip.
Biz eksiğiz.
Biz sadece özleriz.
Giden adamların arkasından bakarız.
Herkes gider sonra.
Kalanlar toplar, toparlanır.
Mutluymuşculuk oynar çünkü.
Onlar hissetmiyorlarmış gibi yaparlar.
Özlemiyormuş gibi.
Aslında gitmemişte herşey hala eskisiymiş gibi.
Sanki hala bulgur pilavını seviyormuşum gibi.
Pencereye koşup top oynamaya çağıran arkadaşıma birazdan geleceğimi haber verecekmişim gibi.
Ama değil işte. Değil.



bugün ne dediler

Bugün yaramaz çocuklar gibi rum mezarlığının duvarına tırmanırken bir adamdan dayak yiyecekti yasin. Çünkü yasin mal. Ben mutsuzdum, bu yüzden tırmandık. Köpeğimi üstüne salarımlarla tehtit edildik.Yasini tutamadım. Aygır gibi gücü var çünkü.
18 olacağım ama hala dudağımdaki uçuk çok mu belli oluyor derken dudağına baktığım adamın neredeyse beni öpücek olmasına kanıyorum. Ama yemezler. Ama çocuğun dudakları güzeldi. Onunla 3. karşılaşmamız ama genede yemezler yok. Sonra bugün farklı bir sigara aldım. İnanabiliyor musunuz. Camel değilde winston cold aldım. Sigara değiştirince öksürmeye başlıyorum. Ondan oldu gene.
Bugün selin bana seni ne zaman arasam bira içmiş oluyorsun 40 gün duan kabul olmayacak farkında mısın lan dedi. Halbuki selin gayet içici bir insandır ancak bunu söylemesi beni ciddi ciddi şaşırttı. Sonra geçen iki hafta boyunca içmediğim bir gün bile olmadığını farkettim. Allah beni kahretmiş desenize.
Bugün emre bana seni böyle üzen oğlanın adı ne diye sordu bende ona benim ismimin ilk üç harfi onun isminin ilk son harfi dedim tabi ki anlamadı. Kısaca onun isminin sonu hat dedim. Oda o zaman elimizde iki seçenek var. 1- Serhat ve 2-Ferhat dedi. İkincisiydi.

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Seni unutmaya çok yaklaştım. Biliyorum ''bak bunlar son çırpınışlar'' Biliyorum 1 ay sonra hatırlamayacağım, mutlu olacağım belki.

15 mayıs 2010

Dün ablama BELKİ ZEKAMDA Bİ PROBLEM VAR, BELKİ SENİN PAT DİYE ANLADIĞIN ŞEYLERİ BEN ANLAYAMIYORUM OLAMAZ MI YA diye bağırdım. Oda bana mal mısın dedi. Bende malım ben diye bağırdım. Neden bağırdım bilmiyorum. Zaten ben anaokulunada gitmedim. Gerizekalıyım ben. Valla. Mesela bulaşık makinesine bulaşıkları düzgün yerleştiremem. İyi yaptığım hiçbir şey yok. Güvendiğim şunda iyiyimdir dediğim tek şey ingilizcem. Ondada çuvallamaya başlıyorum. Kreş anılarım falanda yok benim. Beslenme çantamda olmadı hiç. Yemekhane vardı bizde. Sınıfta osuran çocukla dalga geçemedim ben. Çünkü o yanımda oturuyordu ve aslında iyi bir çocuktu. Kumraldı en azından.

he.

evhamlı kurabiye


Bugün acıbadem de bir parkta oturup sigara içtim. Bir bankta. İlk defa park boştu. Yürürken nolur insan olmasın diye içimden geçirmiştim ama böyle olacağını nereden bilebilirdim. Hiç insan yoktu. 1 saat oturup sigaramı bitirdim. Koca parkta, koca bir yalnızlığa sahiptim. Sonra sarı kedinin teki kucağıma oturdu. İzin almadan, ses çıkarmadan. Acımıştı halime belli. Geldi sessizce sırnaştı. Bacaklarıma yerleşti. Bende onunla konuştum. O konuşmadı.
Asıl anlatacağım şey kedinin ağlıyor oluşuydu nasıl unuturum ya bildiğin ağlıyordu.

1 Temmuz 2011 Cuma

Emre öldü. Geride sadece nasıl soruları var. Nasıl olur. O uzun boyluydu güçlüydü ölemez ki. O hep güçlüler ayakta kalır derdi. Şimdi Çankırıya uğurlanıyor.
 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates