20 Haziran 2011 Pazartesi


Elinde ki sigara kokusunun geçmediği günler oldu mu. Eve geldiğinde ayaklarının su topladığı günler. Kapıda kaldığın günler. Tanımadığın adamları öpmek istediğin günler. Bir şeylerden kurtulmak için çabalayıp gene en dibe ama en dibe sürüklenerek battığın günler oldu mu. Oldu elbet. Buzdolabının önünde oturup ağladığın geceler. Yastığa sarılıp bir nebzede olsa ''yanlız değilim ben'' havası yarattığın günler, peki ya o günlere ne demeli. Peki o yastığa, o yastığa ne demeli. Ne güzel kokardı değil mi o yastık. Tıpkı onun kokusu olur. Aslında bilmezdin ama onun kokusuydu işte. Onun sakallarının değdiği yastıktı o. Sanki her şey ağırmış, kollarım o ağırlıkları taşımaya yetmezmiş gibi. Masaya yumruğumu vurduğumda masa yumruğumu umursamazmış gibi.

0 yorum:

Yorum Gönder

du bişe dicem.

 
 
Copyright © Tanrım!
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com
This template is brought to you by : allblogtools.com | Blogger Templates